TIGblogs TIG | TIGblogs GROUP TIGBLOGS LOGIN SIGNUP
Aysun Demirdöğen - My Blog
Aysun Demirdöğen - My Blog
« previous 5


Isparta Günlükleri-1

İnternette yardımcı bilgiler aradım en son Isparta’ya gitmeden önce, ancak öğrenci olarak nasıl bir yol izleyeceğimi bulamayınca, seyahatlerimi kısa kısa yazmaya karar verdim sonunda..
Bugün üniversitelerin öğrenime başladığı hafta yani 20 Eylül 2010. Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi’nde gerçekleşecek olan “Gül Kupası Üniversiteler Arası Satranç Turnuvası”na katılmak üzere Isparta’ya varmış bulunuyorum. Ancak şu ayrıntıyı vermeliyim ki Adana’dan buraya seyahat etmek için seçebileceğim “Isparta Petrol Turizm”den başka otobüs firması mevcut değildi. İnternetten bilet alım imkanı ve site tasarımı itibariyle otobüsü de biraz iyi bekliyorsunuz ancak çok fazla beklenti içine girmemeniz gerektiğini gördüm seyahat ettikten sonra. Adana’dan Isparta’ya yaklaşık 9 buçuk saat sürmekte bu seyahat iki molalı olarak. Akşam onda kalkan otobüsüm sabah 6 buçukta Isparta otogarına vardı. Merkeze kadar servislerinin olması güzel, ki olmasa homurdanırdım sanırım. Merkez dediğim de otogardan aman aman uzak bir yerde değil.
Şoförün merkez dediğinde indiğim zaman neredeyse her yer kapalıydı o saatte. Ancak gerçekten çok güzel yapılanmış sokaklarıyla Ankara’yı andıran bir havası var, bu ayrıntısı fazla bilinmeyen ilimizin. Beni bıraktıkları yolun aşağı yokuşuna doğru yürüdüğümde bir ana cadde daha keşfettim ki hemen karşımda Öğretmen Evi durmaktaydı. Bu sırada ek bilgi, turnuvada konaklamamız için bize önerilen kampus içindeki Üniversite Çiftçi Eğitimi Merkezi Misafirhanesinde çift kişilik odalar 20,tek kişilik ise 30 lira. Bunun dışında verilen bir diğer isim olan Üniversite Konukevinde ise tek kişi olarak fiyat 40 lira. Bu ek bilgiden sonra üniversitenin bana harcırah olarak verdiği 24 lira(!) nereye yetecek dedim ve öğretmen evine sordum. Üç kişilik odalarının günlük 22 lira olduğunu öğrendim. Üniversite Eğitim misafirhanesi kafasına göre tek kişilik ayarlarsa bir kurtarıcı olacaktı bu bana. Aynı cadde üzerinde Polisevi de bulunmakta ancak doluluktan kayıt almıyorlar bugün. Bu ilde herşeyi elimin altındaymışçasına bulabilmek gerçekten çok güzel. Şimdi aynı cadde üzerindeki tek açık yere oturdum. Tatdoy isimli mini bir unlu mamuller mekanı. Şuan için interneti başka kafeden çekiyor olsa da J minik tatlı bir yer.
Sabah maceramız şuan için bu kadar.. Karşılaştığım şeyleri elimden geldiğince fotoğraflayarak yazmaya devam edeceğim.

September 20, 2010 | 1:09 AM Comments  0 comments

Tags:


Doğum Günü Şiiri


Başkasının elleriyle yanan ölüm mumlarımı söndürdüm,
üfleyerek başkası olaraktan.
Bir rüzgar esti; incindi ruhum anlatamadım..
kurunun yanında yanan yaşım.

“Hayat bir darağacı kendi ellerimle kurduğum intihar saatleri”
Başkasının ellerinden devşirmedim hayatı
tevarüs edilmedi bağrımda yanan ateş
Bırak kar etmesin eyvah ü figanlar
yüreğimdeki ateş aşk yanığıyken
ırmak nasıl terk etsin kendini.

“Her doğan bir adem
kendi kaderiyle terk ettiği iklima için ölmeye”
Bütün zamanların en marjinal çocuğu aşk, çelişiğidir ölümün bile.
ve en nihayetinde kimimiz mutluyuz,kimimiz şair…

Abdüssamed Bilgili
----

Ve en nihayetinde bir sene daha yaşlandım..geçen 21 senenin ötesinde kalan zamanın kısıtlayıcılığı biraz da içi burkan..
bulduğum en güzel doğum günü şiiirlerinden biri bence bu şiir gerçekçiliğiyle..
insan her geçen zamanını kutlamak yerine geçen zamanın içindeki boşluklardan üzüntü duymalı biraz da..
umarım bu senem dönüp baktığımda bir seneyi de düzgün, huzurlu, deliksiz bitirdim diyebileceğim bir sene olur..

December 25, 2008 | 6:12 AM Comments  0 comments

Tags:


Çocuklar

Sizin diye bildiğini evlatlar,
gerçekte sizin değillerdir.

Onlar kendilerini özleyen hayatın
oğulları ve kızlarıdırlar.

Sizler aracılığıyla dünyaya gelmişlerdir
ama sizden değildirler.

Sizlerin yanındadırlar
ama sizlerin malı değiller.

Onlara sevginizi verebilirsiniz
ama düşüncelerinizi asla,
çünkü onların kendi düşünceleri vardır.

Onların bedenlerini barındırabilirsiniz
ama ruhlarını asla,
Çünkü onların ruhları geleceğin sarayında oturur
ve sizler düşlerinizde bile orayı ziyaret edemezsiniz.

Kendinizi onlara benzetmeye çalışabilirsiniz
ama onları kendinize benzetmeye çalışmayın hiç
Çünkü hayat ne geriye gider,
ne de geçmişle ilgilenir.

Sizler, evlatların
birer canlı ok gibi fırlatıldıkları yaylarsınız.

Yayı gerenin elinde seve seve bükülen
çünkü oku atan o güç,
Uzaklaşan okları sevdiği kadar,
elindeki sağlam yayı da sever..

Halil Cibran

December 13, 2008 | 3:12 AM Comments  0 comments

Tags:


Bekleyiş

Hayat ben ve balkon
Dünya dünyamken
Alanım iki adıma sıkışmış
Güneş yoluma rehber değil
Uyanmama saat artık
Gecem gündüzüme karışmış
Tekrar çıkacağım günü bekler..

December 12, 2008 | 10:12 AM Comments  0 comments

Tags:


Bir Gece

Soğuk bir gece, dolunay aydınlatır
Elimde sigaram çayım, içimi ısıtan
Titrer bedenim,ellerim..
Yine de dökülür sözcük dilimden
Yakmaz çakmağım ikinci sigaramı
Balkonda görünen caminin saygısına
Koca koca binalar da olsa
Yeşerir içim sokakları misali
Durur düşünürüm yıldızlara ithafen
Şaşkın bakkal açar kepengi
Sabah olmadan iş vakti
Bir mey alacak hayyamı,
Beklemeye koyulur..
Cebimde 3 liram
Yarın için 3 dolmuş param
Serseri fikir seferi olmaya özlem
Ağlamak gelir içimden
Ama değer görmem
Mutluyum galiba yerimde
Huzurum hiçbir yerde aslında
Sadece içimde..
Sadece derindeki bende bekler
Çıkacak gün için benden izin bekler..

December 11, 2008 | 9:12 AM Comments  0 comments

Tags:


« previous 5


Aysun Demirdöğen's Profile


Latest Posts
Isparta Günlükleri-1
Doğum Günü Şiiri
Çocuklar
Bekleyiş
Bir Gece

Monthly Archive
June 2008
November 2008
December 2008
September 2010

Change Language



1548 views
Important Disclaimer